Bütünsel Şifa Yolculuğuna Hoş Geldin.

Mindfulness Nedir, Meditasyon Mudur?

Bazen bir kelime gelir ve kalbimizin bir yerine dokunur.
Anlamını tam bilmeyiz ama titreşimi tanıdıktır.
Mindfulness da çoğu kadın için böyle bir kelimedir.

Bir yerde duymuşsundur.
Bir yazıda gözün ilişmiştir.
Belki de biri sana “anda kalmak”tan bahsetmiştir.

Ve içinden şu soru geçmiştir:
“Bu bir meditasyon mu? Yoksa başka bir şey mi?”

Bu soru zihinsel bir meraktan çok daha fazlasını taşır.
Çünkü bu soru, aslında içten içe duyulan bir ihtiyacın sesidir.
Durma ihtiyacı…
Yavaşlama ihtiyacı…
Kendinle yeniden temas kurma ihtiyacı…

Bu yazı, cevap vermek için acele etmeyecek.
Seni bir tanıma sıkıştırmayacak.
Mindfulness’ı anlatırken seni kendinden uzaklaştırmayacak.

Aksine…
Seni, zaten içinde olan bir hâle nazikçe yaklaştıracak.

Mindfulness Nedir? Bir Tanımdan Daha Fazlası

Mindfulness, kelimelerle anlatıldığında eksik kalır.
Çünkü mindfulness bir kavram değil, bir deneyim alanıdır.

En yalın hâliyle mindfulness;
olan biteni, olduğu gibi fark edebilme hâlidir.

Bu fark edişte düzeltme yoktur.
Yorum ekleme yoktur.
Zorla değiştirme isteği yoktur.

Sadece şunu diyebilme cesareti vardır:
“Şu an olan bu.”

Mindfulness;
– Düşüncelerle savaşmaz.
– Duyguları bastırmaz.
– Bedeni kontrol etmeye çalışmaz.

Onları misafir eder.
Kapıyı açar.
İçeri buyur eder.

Ve belki de ilk defa, hiçbir şeyi kovmadan aynı odada kalmayı öğretir.

Mindfulness Meditasyon Mudur?

Bu soru çok sorulur.
Ve cevabı yumuşaktır.

Mindfulness, meditasyon değildir.
Ama meditasyon, mindfulness’a açılan kapılardan biri olabilir.

Meditasyon, belirli bir zaman ayırmayı çağrıştırır.
Bir duruşu…
Bir sessizliği…
Bir alanı…

Mindfulness ise hayatın tam ortasında olur.

Yürürken…
Bulaşık yıkarken…
Birine bakarken…
Bir duygunun içinden geçerken…

Mindfulness, “şimdi fark ediyorum” diyebildiğin her anda vardır.

Yani mindfulness bir pratikten çok, bakış biçimidir.
Meditasyon yapılır.
Mindfulness ise yaşanır.

Anda Kalmak: Zihni Susturmak Değil, Onunla Yumuşamak

Anda kalmak, çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Zihnin tamamen durması gerektiği sanılır.
Düşünceler gelince “başaramadım” hissi doğar.

Oysa anda kalmak, zihni susturmak değildir.
Zihnin hareket ettiğini fark edebilmektir.

Bir düşünce geldiğinde…
Onunla sürüklenmeden…
Ama onu itmeden…

Sadece şunu söyleyebilmek:
“Şu an zihnimde bu var.”

Bu cümle, mindfulness’ın kalbidir.

Anda kalmak, zihni kontrol etmek değil;
zihnin kontrolünde olmadığını fark etmektir.

Kadınların İç Dünyası ile Mindfulness Arasındaki İnce Bağ

Kadınların iç dünyası, derin bir deniz gibidir.
Dalgalar bazen sakin…
Bazen karmaşık…

Duygular aynı anda gelir.
Sezgiler konuşur.
Beden sinyaller verir.

Bu yoğunluk, çoğu zaman “fazlalık” gibi algılanır.
Oysa mindfulness, bu yoğunluğu bir yük olarak görmez.

Mindfulness, kadınların çok katmanlı doğasını onurlandırır.

“Az hisset” demez.
“Daha güçlü ol” demez.
“Toparlan” demez.

Sadece şunu fısıldar:
“Ne hissediyorsan, onu fark etmeye izin var.”

Bu izin, kadın enerjisinin en doğal hâlidir.

Farkındalık: Kendini Düzeltme Çabası Olmadan

Mindfulness, kişisel gelişim listelerine eklenen bir görev değildir.
Bir başarı alanı hiç değildir.

Farkındalık, kendini sürekli izleyip yargılamak anlamına gelmez.
Tam tersine, yargının azaldığı yerde başlar.

“Böyle hissetmemeliyim” yerine…
“Böyle hissediyorum” diyebildiğin an…

Mindfulness oradadır.

Bu hâl, içsel dengeyi zorla kurmaz.
Denge, fark edildikçe kendiliğinden şekillenir.

Anda Kalmanın Ruhsal Hafiflik Hissi

Ruhsal hafiflik, her şey yolundayken gelen bir his değildir.
Bazen hiçbir şey çözülmeden de hissedilir.

Mindfulness ile anda kalmak;
yükleri yok etmez ama onları taşırken sertleşmemeyi öğretir.

Bir duygu geldiğinde…
Onunla kavga etmeden durabilmek…

Bir düşünce tekrarlandığında…
Onu hemen susturmaya çalışmadan fark edebilmek…

İşte bu hâl, içsel bir ferahlık yaratır.
Bu ferahlık, bir sonuç değil; bir temas hâlidir.

Günlük Yaşamda Yumuşak Mindfulness Anları

Mindfulness için özel bir köşe gerekmez.
Hayatın içi yeterlidir.

Sabah aynaya bakarken yüzünü gerçekten görmek…
Bir fincan çayı içerken tadını fark etmek…
Bir konuşmada, cevap hazırlamadan dinlemek…

Bunlar küçük anlar gibi görünür.
Ama farkındalık, küçük anlarda derinleşir.

Bir Anlık Farkındalık Daveti

Şu an, bu satırları okurken…
Nefesin nerede?

Değiştirmeye çalışma.
Sadece fark et.

Bu kadar.

Mindfulness, bazen sadece budur.

Ritüel Gibi Ama Zorunluluk Değil

Mindfulness, ritüel gibi anlatılabilir.
Ama bir zorunluluk hâline gelmez.

Bir mum yakmak…
Bir deftere birkaç satır yazmak…
Sessizce yürümek…

Bunlar mindfulness’ı çağırmaz.
Sadece ona alan açar.

Asıl olan, bu anlarda kendinle nasıl olduğundur.

İçsel Sessizlik: Gürültünün Bitmesi Değil

İçsel sessizlik, düşüncelerin yokluğu değildir.
Düşüncelerle savaşmadığın andır.

Mindfulness, zihni susturmaz.
Zihnin sesine karşı yumuşak olmayı öğretir.

Bu yumuşaklık, zamanla içsel bir alan açar.
Bu alan, sessizlik gibi hissedilir.
Ama aslında, kabulün alanıdır.

Sezgi ve Bilinç Hâline Alan Açmak

Sezgi, bağırmaz.
Zorlamaz.
Kendini kanıtlamaya çalışmaz.

Mindfulness, bu sessiz sesi duyabilmek için alan açar.

Zihin sustuğunda değil…
Zihinle mücadele bittiğinde sezgi belirir.

Kadınların sezgisel doğası, mindfulness ile daha görünür olur.
Çünkü farkındalık, sezgiyi çağırmaz; önündeki gürültüyü azaltır.

Mindfulness Bir Hedef Değil, Bir Yolculuk

Mindful olmak, “oldum” denilecek bir hâl değildir.
Bazı günler daha açıksındır.
Bazı günler daha dağınık…

Ve bu hâllerin hepsi, farkındalığın içindedir.

Mindfulness, mükemmel olmayı değil;
kendinle temas hâlinde kalabilmeyi önemser.

Bugün anda kalamadığını fark ettiysen…
Bu da mindfulness’tır.

Kendinle Aynı Anda Olabilmek

“Mindfulness nedir, meditasyon mudur?” sorusu, aslında şunu sorar:
“Ben kendimle nasıl olabilirim?”

Cevap, bir teknik değildir.
Bir kural hiç değildir.

Cevap, yumuşak bir fark ediştir.

Eğer bu yazıyı okurken bir an durduysan…
Bir nefes aldığını fark ettiysen…
Kendine biraz daha nazik baktıysan…

Zaten mindful bir andaydın.

Ve belki de farkındalık, tam olarak budur:
Kendinle aynı anda olabilmek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir