Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT) Nedir?
Bazı anlar vardır;
zihin çok doludur ama kalp sessiz kalmak ister.
Düşünceler üst üste gelirken, içten içe bir yer “bir dur” der.
İşte tam o anda, insan çözüm aramaz aslında.
Sadece biraz alan ister.
Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi, kısaca MBCT,
bu alanı açmak için ortaya çıkan sert bir yöntem değil;
nazik bir davettir.
Bu yazıda, MBCT’yi
bir tanımın sınırları içinde değil,
bir deneyim diliyle,
kadın ruhunun inceliğine dokunarak ele alacağız.
Burada amaç düzeltmek değil.
Yok etmek hiç değil.
Sadece fark etmek…
Ve fark ettikçe yumuşamak.
Mindfulness Kavramına Sezgisel Bir Bakış
Mindfulness, kelime olarak açıklanabilir;
ama asıl anlamı kelimelerden taşar.
Mindfulness;
anda kalmak,
olanı olduğu gibi fark etmek,
düşüncelerle ve duygularla savaşmadan
onlara tanıklık edebilmek hâlidir.
Bu bir çaba değil,
bir hatırlayış gibidir.
Zihni susturmak için değil,
zihnin içinde kaybolmamak için vardır.
Mindfulness,
hayatı kontrol etmeye çalışmaktan yorulanlar için
yumuşak bir nefes aralığı sunar.
MBCT Nedir? Mindfulness ve Bilişsel Farkındalığın Nazik Buluşması
Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT),
iki ayrı yaklaşımın sert bir birleşimi değildir.
Aksine;
biri diğerine yaslanarak ilerler.
- Mindfulness:
Olanı fark etmek, anda kalmak, tanıklık etmek. - Bilişsel farkındalık:
Düşünceleri gerçek sanmadan,
onları izleyebilmeyi öğrenmek.
MBCT,
“Bu düşünce bana ne söylüyor?” sorusundan çok,
“Bu düşünce şu anda zihnimden geçiyor”
diyebilmeye alan açar.
Aradaki fark küçüktür ama hissi büyüktür.
Kadınların İç Dünyası ve MBCT Arasındaki İnce Bağ
Kadın zihni, çoğu zaman tek bir çizgide ilerlemez.
Döngüseldir.
Katmanlıdır.
Aynı anda birçok duyguya alan açar.
MBCT, bu çok katmanlı yapıyı bastırmaya çalışmaz.
Onu düzeltmeye kalkmaz.
Tam tersine,
kadınların iç dünyasındaki dalgalanmayı
doğal kabul eden bir zemin sunar.
Kadın enerjisi için bu yaklaşım,
“daha güçlü ol” demek yerine
“olduğun hâlinle kalabilirsin”
fısıltısını taşır.
MBCT’de Amaç Değiştirmek Değil, Fark Etmektir
Bu yaklaşımda hedef;
düşünceleri olumluya çevirmek değildir.
Duyguları bastırmak hiç değildir.
MBCT,
“Şu an zihnimde bu düşünce var”
diyebilmeyi öğretir.
Bu fark ediş,
düşüncenin etkisini yumuşatır.
Çünkü insan,
bir düşüncenin içinde olduğunda başka,
ona bakabildiğinde başka hisseder.
Anda Kalmak: MBCT’nin Sessiz Temeli
Anda kalmak,
MBCT’de ulaşılması gereken bir seviye değildir.
Bir performans hiç değildir.
Anda kalmak,
bazen sadece
“şu an nefes aldığımı fark ettim”
demektir.
Bir an gelir…
Bir an gider…
MBCT,
o anları yakalamaya çalışmaz.
Onların fark edildiği yeri güçlendirir.
Ruhsal Hafiflik: Zihnin Yükünü Yere Bırakmak
Ruhsal hafiflik,
mutluluk garantisi değildir.
Daha çok,
zihnin taşıdığı yükleri
bir anlığına yere koyabilme hâlidir.
MBCT,
bu hafifliği zorla yaratmaz.
Ama farkındalık arttıkça,
insan bazı düşünceleri
eskisi kadar sıkı tutmadığını fark eder.
Ve bazen bu fark ediş,
başlı başına bir ferahlık hissi yaratır.
Günlük Yaşamda MBCT Farkındalığına Yumuşak Anlar
MBCT sadece oturulan anlarda değil,
hayatın içindedir.
Sabahın İlk Dakikaları
Gözler açıldığında,
hemen yapılacaklar listesine atlamadan
bir nefeslik durak.
Bedeni hissetmek.
Günü planlamadan önce,
orada olmak.
Gün İçinde Düşünceyi Fark Etmek
Bir düşünce geldiğinde,
onunla tartışmak yerine
şu cümleyi içinden geçirmek:
“Bu bir düşünce.”
Bu kadar.
Kadınlara Özgü Küçük Ritüeller
Bir fincan çayı tutarken,
sıcaklığı hissetmek.
Aynaya bakarken,
kendinle kavga etmeden durabilmek.
MBCT’de ritüel zorunlu değildir;
ama farkındalık bir davettir.
İçsel Sessizlik: MBCT’de Sessizlik Ne Anlama Gelir?
İçsel sessizlik,
düşüncelerin tamamen yok olması değildir.
MBCT,
sessizliği bir boşluk değil,
bir tanıklık alanı olarak görür.
Düşünceler geçer.
Duygular gelir gider.
Ama onların hepsine bakan bir yer vardır.
İşte sessizlik,
o yerdir.
Sezgiyle Temas: Kadın Bilincinin Doğal Dili
Kadınlar için sezgi,
öğrenilen bir şeyden çok
hatırlanan bir dildir.
MBCT,
sezgiyi öğretmez.
Ama zihnin gürültüsü azaldıkça,
sezginin sesi daha net duyulur.
Bu ses bağırmaz.
Yönlendirmez.
Sadece işaret eder.
MBCT Bir Yolculuktur, Kimlik Değil
Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi,
bir etiket değildir.
“MBCT yapıyorum” demek,
bir kimlik oluşturmaz.
Bu yaklaşım,
yolda olmayı kabul eder.
Bazen açık,
bazen bulanık.
Ama her zaman farkında.
Kimler MBCT Yaklaşımına Yakın Hisseder?
MBCT,
kendini değiştirmekten yorulanlar için
daha doğal gelir.
Hayatını kontrol etmeye çalışmaktan
yumuşakça vazgeçmek isteyenler,
bu yaklaşımda kendini daha rahat hisseder.
Ama unutma:
Bu bir zorunluluk değil.
Bir davettir.
MBCT ve Yargısızlık Hâli
Yargısızlık,
hiç yargılamamak değildir.
MBCT,
yargıyı fark etmeyi öğretir.
“Şu an kendimi yargılıyorum”
diyebilmek bile
farkındalıktır.
Ve fark edilen yargı,
zamanla yumuşar.
Kendinle Daha Nazik Bir İlişkiye Davet
Bu yazıyı buraya kadar okuduysan,
belki zihninde yeni sorular oluştu.
Belki de sadece
biraz durdun.
Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi,
sana şunu vaat etmez:
“Her şey düzelecek.”
Ama şunu fısıldar:
“Her şeyle daha nazikçe birlikte olabilirsin.”
Ve bazen,
içsel hafiflik tam da buradan başlar.