Eller Aracılığıyla Hatırlanan Evrensel Denge
Bazı anlar vardır;
hiçbir şey yapılmaz,
ama çok şey olur.
Ellerin boşlukta durduğu,
niyetin sessizce aktığı,
zamanın yavaşladığı o anlar…
İşte orada,
adını koymadan,
bir şey hatırlanır.
Reiki böyle bir hatırlayıştır.
Bir öğretme biçimi değil,
bir hatırlatma hâlidir.
Bu yazı, sana bir şey eklemek için değil.
Senden bir şey almak için hiç değil.
Sadece zaten içinde var olan dengeyi
ellerin, sezgin ve farkındalığın aracılığıyla
yeniden hissetmen için burada.
Yumuşakça.
Zorlamadan.
İddiasız.
Reiki: Bilgiden Çok Bir Hâl
Reiki, anlatıldığında eksik kalır.
Çünkü kelimelerden önce hissedilir.
Bir uygulama olmaktan çok,
bir duruş gibidir.
Bir hâl.
Bir niyet alanı.
Reiki’de “yapmak” yoktur.
Açık olmak vardır.
Zorlamak yoktur.
İzin vermek vardır.
Eller, bu sürecin en sade aracıdır.
Ama asıl olan eller değil,
ellerin taşıdığı farkındalıktır.
Reiki, enerji farkındalığıyla birleştiğinde,
insan kendi iç dengesine
nazikçe yaklaşmayı öğrenir.
Bu yaklaşımda başarı, sonuç, hedef yoktur.
Sadece deneyim vardır.
Ve deneyimin kendisi yeterlidir.
Ellerin Hafızası ve Sezgisel Bilgelik
Eller sadece tutmaz.
Hatırlar.
Bir bebeği sakinleştiren,
bir dostu teselli eden,
kendimize dokunduğumuzda içimizi rahatlatan
aynı hafıza…
Eller, zihnin önüne geçer bazen.
Ne yapılması gerektiğini bilmeden
doğru yerde durur.
Reiki anlayışında eller,
sezgisel algının uzantısı gibidir.
Yönlendiren değil,
dinleyen bir araçtır.
Bu dinleme hâli derinleştikçe,
insan kendi iç alanını da
daha net hissetmeye başlar.
Kadın Enerjisi ve Reiki Arasındaki Doğal Uyum
Kadın enerjisi, alıcıdır.
Kapsayıcıdır.
Dinleyicidir.
Bu yüzden reikiyle kurulan bağ,
kadınlarda çoğu zaman daha tanıdık hissedilir.
Sanki yeni bir şey öğrenilmiyormuş da
uzun zamandır bilinen bir şey
yeniden hatırlanıyormuş gibi…
Kadın bedeni ve ruhu,
döngüleri bilir.
Akışı tanır.
Zorlamadan var olmayı sezgisel olarak anlar.
Reiki de tam olarak bu noktada durur:
Akışta.
Yumuşak.
Zorlamasız.
Bu uyum, kadının kendine yaklaşımını değiştirir.
Daha şefkatli,
daha sabırlı,
daha kabul edici bir iç ses doğar.
Enerji Farkındalığı: İnce Ama Derin Bir Algı
Enerji farkındalığı,
olağanüstü bir yetenek değildir.
Doğal bir algıdır.
Bir ortamda neden daraldığını,
bir insana neden açıldığını,
bazı anlarda neden geri çekilmek istediğini
fark etmeye başladığında başlar.
Reiki anlayışı,
bu farkındalığı keskinleştirmez.
Yumuşatır.
Çünkü sert bir fark ediş,
yine bir baskı yaratır.
Oysa burada amaç,
içsel dengeyi nazikçe hissetmektir.
Enerji farkındalığı arttıkça,
ruhsal hafiflik kendiliğinden gelir.
Çünkü artık her şeyi taşımak zorunda olmadığını
bilirsin.
Ruhsal Hafiflik: Bırakmanın Sessiz Ödülü
Ruhsal hafiflik,
bir hedef gibi sunulduğunda ağırlaşır.
Ama doğal bir sonuç olarak geldiğinde
neredeyse fark edilmez.
Reiki bakış açısında hafiflik,
“olması gereken” bir durum değildir.
Zamanla oluşan bir hâlidir.
Bırakılan beklentiler,
gevşeyen kontrol,
yumuşayan direnç…
Bunların her biri,
ruhun üzerindeki yükü
biraz daha azaltır.
Ve bir gün fark edersin:
Daha az yoruluyorsun.
Daha az açıklama yapıyorsun.
Daha az kanıtlama ihtiyacı duyuyorsun.
Bu, ruhsal hafifliğin
sessizce yerleştiğinin işaretidir.
Günlük Hayatta Yumuşak Reiki Farkındalık Anları
Reiki, özel anlara sıkıştırılmaz.
Günlük hayatın içinde nefes alır.
Sabah Uyanırken
Ellerini kalbinin üzerine koyup
hiçbir şey beklemeden birkaç nefes almak.
Yoğun Bir Anda
Ellerini dizlerine yerleştirip
bedeninin ağırlığını hissetmek.
Akşam Sessizliğinde
Ellerini karnına ya da göğsüne koyup
günün sende bıraktığı izi fark etmek.
Bunlar ritüel değildir.
Bir şey başlatmaz,
bir şey bitirmez.
Sadece farkındalık alanı açar.
Ve bu alan yeterlidir.
İçsel Sessizlik ve Enerji Alanına Alan Açmak
İçsel sessizlik,
düşüncesizlik değildir.
Düşüncelerle mesafe kurabilmektir.
Reiki yaklaşımında bu sessizlik,
enerji alanının nefes aldığı yerdir.
Sessizlikte sezgi daha net duyulur.
Zorlama çözülür.
Beklenti yumuşar.
Bu alanda olmak için
uzun saatler ayırmaya gerek yoktur.
Birkaç dakika bile yeterlidir.
Önemli olan süre değil,
niyettir.
Reiki ve Sezgi: Birbirini Besleyen İki Akış
Sezgi, reikiyle gelişmez.
Zaten vardır.
Reiki sadece onu bastıran gürültüyü azaltır.
Zihin sustukça,
beden rahatladıkça,
sezgi daha net konuşur.
Bu konuşma her zaman kelimelerle olmaz.
Bazen bir his,
bazen bir durma ihtiyacı,
bazen yön değiştirme isteği olarak gelir.
Ve hepsi değerlidir.
Reiki Yolunda Olmayan Şeyler
Bu yol,
daha “iyi” olma yarışı değildir.
Daha “yüksek” olma iddiası hiç değildir.
Her zaman sakin olman gerekmez.
Her zaman dengede hissetmen gerekmez.
Her zaman yumuşak olman gerekmez.
Reiki,
insanı olduğu hâliyle karşılar.
Düzeltmez.
Yargılamaz.
Etiketlemez.
Bu yüzden güvenlidir.
Bu yüzden davetkârdır.
Kendi İç Dengenle Yeniden Tanışmak
Eller aracılığıyla hatırlanan evrensel denge,
uzakta değildir.
Yukarıda hiç değildir.
İçindedir.
Zaten hep oradadır.
Bu yazıyı okuduktan sonra
bir şey yapman gerekmiyor.
Sadece bir an durman yeterli.
Ellerine bak.
Nefesine kulak ver.
İçinde olanı fark et.
Reiki,
tam da burada başlar.