Reiki ile Enerjiye Teslim Olmanın İnceliği
Bazı yolculuklar vardır;
adım atılarak değil,
bırakılarak başlar.
Ne bir hedefle,
ne bir beklentiyle…
Sadece içten gelen hafif bir çağrıyla.
Reiki ile enerjiye teslim olmak,
tam da böyle bir çağrıyı duymaya benzer.
Zorlamaz.
İkna etmez.
Sana “şöyle olmalısın” demez.
Sadece durur.
Ve sen durduğunda,
içinde uzun zamandır fısıldayan bir ses
yavaşça duyulur hâle gelir.
Bu yazı, bir yöntem anlatmak için yazılmadı.
Bir şey öğretmek için de değil.
Daha çok, hatırlatmak için…
Enerjinin zaten aktığını,
senin sadece bazen ona direnmeden
yanında durabileceğini hatırlatmak için.
Reiki Nedir? Bir Uygulamadan Çok Bir Hâl
Reiki, çoğu zaman anlatıldığı gibi
bir “yapma” biçimi değildir.
Daha çok, bir “olma” hâlidir.
Bir duruş.
Bir izin.
Bir teslimiyet.
Reiki’ye yaklaşıldığında,
ilk fark edilen şey genellikle şudur:
Kontrol etme ihtiyacı yumuşar.
Her şeyi yönlendirme,
her şeyi anlama,
her şeye isim koyma çabası
bir adım geri çekilir.
Ve o boşlukta,
enerji farkındalığı sessizce belirir.
Bu farkındalık;
görkemli deneyimler vaat etmez.
Aksine, çok sade bir his getirir:
“Şu anda buradayım.”
Enerjiye Teslim Olmak Ne Demektir?
Teslim olmak,
vazgeçmek değildir.
Pasifleşmek hiç değildir.
Reiki anlayışında teslimiyet,
enerjinin kendi ritmine güvenmektir.
Zorlamadan,
itmeden,
çekiştirmeden…
Bir nehrin kenarında durup
akıntıyı izlemek gibi.
Suyun yönünü değiştirmeye çalışmazsın.
Sadece onunla kavga etmezsin.
İşte bu incelik,
reiki ile kurulan bağın kalbidir.
Kadın Enerjisi ve Reiki Arasındaki Sessiz Uyum
Kadın enerjisi,
doğası gereği alıcıdır.
Dinler.
Hisseder.
Bekler.
Bu yüzden reiki,
kadınların iç dünyasında
çoğu zaman yabancı durmaz.
Birçok kadın için bu yaklaşım,
“yeni bir şey öğrenmekten” çok,
“zaten bildiğini fark etmek” gibidir.
Bedensel döngüler,
duygusal dalgalanmalar,
sezgisel iniş çıkışlar…
Kadın, akışı tanır.
Reiki de akıştan konuşur.
Bu uyum sayesinde,
kadın kendi enerji alanına
daha şefkatli bakmayı öğrenir.
Düzeltmeye çalışmadan.
Yargılamadan.
Kıyaslamadan.
Sezgisel Algı: Reiki’nin Sessiz Dili
Reiki kelimelerle öğretilemez.
Çünkü dili sezgidir.
Bir his,
bir durma ihtiyacı,
bir elin orada kalmak istemesi…
Bunların hiçbiri mantıksal açıklama istemez.
Sadece fark edilmek ister.
Sezgisel algı güçlendikçe,
enerji farkındalığı daha rafine hâle gelir.
Artık neyin fazla geldiğini,
nerede daraldığını,
hangi anlarda geri çekilmek istediğini
daha erken hissedersin.
Bu bir üstünlük değil.
Bir hassasiyettir.
Ve bu hassasiyet,
ruhsal hafifliğin kapısını aralar.
Enerjisel Farkındalık ve Ruhsal Hafiflik
Ruhsal hafiflik,
bir hedef gibi sunulduğunda
ulaşılamaz olur.
Oysa reiki bakışında hafiflik,
doğal bir yan etkidir.
Bırakılan kontrolün,
yumuşayan direncin,
kabul edilen duyguların ardından
kendiliğinden gelir.
Bir gün fark edersin ki:
Daha az yük alıyorsun.
Herkesi taşıma ihtiyacı azalmış.
Her şeye yetişme zorunluluğu gevşemiş.
Bu hafiflik,
sessizdir.
Gösterişsizdir.
Ama çok gerçektir.
Günlük Hayatta Yumuşak Reiki Farkındalık Anları
Reiki,
sadece belirli zamanlara ait değildir.
Hayatın içindedir.
Sabahın İlk Anlarında
Uyanır uyanmaz
ellerini göğsüne koyup
birkaç nefes almak.
Hiçbir şey beklemeden.
Hiçbir şey istemeden.
Günün Ortasında
Bir an durup
ayaklarının yere temasını hissetmek.
Ellerinin boşta kalmasına izin vermek.
Akşam Sessizliğinde
Ellerini karnına ya da kalbine koyup
günün sende bıraktığı izleri fark etmek.
Bunlar ritüel değildir.
Bir şey başlatmaz,
bir şey bitirmez.
Sadece alan açar.
İçsel Sessizlik: Enerjinin Dinlendiği Yer
İçsel sessizlik,
düşüncelerin yokluğu değildir.
Onlara tutunmama hâlidir.
Reiki anlayışında bu sessizlik,
enerjinin kendini duyurabildiği alandır.
Sessizlikte:
Sezgi daha net olur.
Zihin yavaşlar.
Beden gevşer.
Bu hâl,
zorla yaratılmaz.
Davet edilir.
Bir fincan çayın buharında,
bir pencerenin önünde,
ya da sadece nefesini izlerken…
Enerji,
sessizliği sever.
Reiki ile Sınır Koymayı Öğrenmek
Teslimiyet,
sınırsızlık değildir.
Aksine,
reiki farkındalığı arttıkça
kişisel sınırlar daha net hissedilir.
Nerede “evet” demek istediğini,
nerede geri çekilmen gerektiğini
bedenin sana söyler.
Bu, sert bir hayır değildir.
Nazik ama net bir duruştur.
Ve bu duruş,
kadının iç dünyasında
derin bir güven hissi yaratır.
Reiki Yolunda Olmayan Şeyler
Bu yol:
Kendini zorlamak değildir.
Hep sakin olmak zorunluluğu değildir.
Her şeyi affetmek mecburiyeti hiç değildir.
Üzgün olmak,
kızgın hissetmek,
yorulmak…
Bunların hiçbiri “yanlış” değildir.
Reiki,
duyguları düzeltmeye çalışmaz.
Onlara alan açar.
Bu yüzden güvenlidir.
Bu yüzden yumuşaktır.
Enerjiyle İlişki Kurmanın İnceliği
Enerjiye teslim olmak,
onu yönetmek istememektir.
Her şeyi anlamaya çalışmadan,
her şeyi çözmeden
yanında durabilmektir.
Bu incelik,
zamanla öğrenilir.
Ve öğrenildikçe,
hayat daha az sert hissedilir.
Kendi Ritmini Hatırlamak
Reiki ile enerjiye teslim olmak,
başka biri olmaya çalışmak değildir.
Daha fazlasını istemek de değildir.
Kendi ritmini hatırlamaktır.
Kendi hızında var olabilmektir.
Kendi iç sesine güvenmektir.
Bu yazıyı bitirdiğinde
bir şey yapman gerekmiyor.
Sadece bir an dur.
Ellerine bak.
Nefesine kulak ver.
Enerji zaten orada.
Sen fark ettiğinde,
yeterlidir.