Formal Mindfulness Nedir?
Bazı anlar vardır;
hayat seni durmaya çağırır ama sen duyamazsın.
Günün içinde akan düşünceler, sorumluluklar, beklentiler arasında
zihin hep bir sonrakine hazırlanır.
Tam burada, çok ince bir davet belirir.
Bu davet acele etmez.
Sesini yükseltmez.
Sadece şunu fısıldar:
“Şimdi, sadece şimdi için bir alan açabilir misin?”
Formal mindfulness tam olarak buradan doğar.
Günlük yaşamın içinde kendiliğinden oluşan farkındalıktan farklı olarak,
bilinçli bir duruşla,
isteyerek ayrılmış bir zaman dilimi sunar.
Bu bir görev değildir.
Bir yapılacaklar listesi hiç değildir.
Bu,
kendinle randevulaştığın
nazik bir buluşmadır.
Bu yazı boyunca formal mindfulness’ın ne olduğunu,
ne olmadığını
ve kadın ruhuyla nasıl uyumlandığını
yumuşak bir akışla keşfedeceğiz.
Mindfulness Kavramına Sezgisel Bir Yaklaşım
Mindfulness, en yalın hâliyle fark etmektir.
Ama sadece bilmek değil…
hissetmektir.
Zihnin ne düşündüğünü,
bedenin ne yaşadığını,
duyguların hangi tonda titreştiğini
anda, olduğu gibi fark etmek…
Bu fark edişin içinde düzeltme çabası yoktur.
Yargı yoktur.
“Böyle olmamalı” sesi yoktur.
Mindfulness,
olanı olduğu hâliyle karşılamayı öğretmez;
hatırlatır.
Çünkü bu yeti zaten içimizdedir.
Formal mindfulness ise,
bu hatırlayışı bilinçli bir çerçeveye taşır.
Zamana, mekâna ve niyete yer açar.
Formal Mindfulness Nedir?
Formal mindfulness,
belirli bir zaman diliminde
bilinçli olarak
farkındalık hâline yönelmektir.
Bu yönelim,
günlük akışın içinde kendiliğinden oluşan farkındalıktan farklıdır.
Bir an durup nefesini fark etmek informal olabilir.
Ama formal mindfulness,
bu duruşu özellikle seçmektir.
Bu bir pratik değildir;
bir performans hiç değildir.
Bir “başarma” alanı değildir.
Bu,
zihnin ve bedenin
aynı masaya davet edildiği
sessiz bir buluşmadır.
“Formal” Kelimesinin Yarattığı Yanılsama
“Formal” kelimesi çoğu zaman sert çağrışımlar yapar.
Kuralcı…
Katı…
Disiplinli…
Oysa formal mindfulness,
bu sertliği değil
netliği temsil eder.
Netlik şudur:
“Bu zaman benim farkındalığım için.”
Bu zaman,
başka bir şeye bölünmez.
Başka bir role adanmaz.
Bu netlik,
kadın ruhu için çok kıymetlidir.
Çünkü çoğu zaman kadın,
kendine ait zamanı en sona bırakır.
Formal mindfulness,
bu sırayı nazikçe değiştirir.
Kadınların İç Dünyası ile Formal Mindfulness Arasındaki Bağ
Kadın zihni,
çok katmanlıdır.
Aynı anda hisseder, düşünür, sezgiler.
Bu çoklu yapı,
büyük bir içsel zenginliktir.
Ama bazen dağılmaya da açıktır.
Formal mindfulness,
bu katmanları bastırmaz.
Onları sıraya koymaz.
Sadece hepsine aynı anda alan açar.
Bir kadının iç dünyasında,
aynı anda hem geçmiş bir duygu
hem gelecek bir sezgi
hem de şu anın hissi bulunabilir.
Formal mindfulness,
“hangisi doğru?” diye sormaz.
“Hangisi şu an burada?” diye fısıldar.
Anda Kalmak: Seçilmiş Bir Hâl
Anda kalmak,
her an mümkün değildir.
Ve bu bir eksiklik değildir.
Formal mindfulness,
anda kalmayı bir zorunluluk hâline getirmez.
Onu bir davet olarak sunar.
Bu davet sırasında zihin dağılabilir.
Düşünceler gelebilir.
Duygular dalgalanabilir.
Bunların hiçbiri,
formal mindfulness’ın “bozulduğu” anlamına gelmez.
Aksine,
fark edildiği sürece
bu hâller davetin bir parçasıdır.
Fark Etmenin Ruhsal Hafifliği
Formal mindfulness sırasında,
en büyük dönüşüm
hiçbir şey yapmamaktan gelir.
Bir şeyleri değiştirmeye çalışmadığında…
Bir şeyi düzeltme ihtiyacı duymadığında…
Zihinde ince bir gevşeme olur.
Bu gevşeme,
ruhsal bir hafiflik hissi yaratır.
Bu hafiflik;
coşku değildir,
taşkınlık değildir.
Daha çok
yüklerin yere bırakılması gibidir.
Formal Mindfulness ile İnformal Farkındalık Arasındaki İnce Çizgi
Formal mindfulness,
günlük yaşamdan kopuk değildir.
Ama ondan ayrılmış bir alan sunar.
Bu alan,
günlük hayattaki farkındalığı besler.
Bir suyu içerken fark etmek…
Yürürken ayakları hissetmek…
Bunlar informal mindfulness örnekleridir.
Formal mindfulness ise,
bu farkındalığın kök saldığı topraktır.
Toprak ne kadar besleyiciyse,
günlük anlar da o kadar derinleşir.
Günlük Yaşamda Yumuşak Formal Mindfulness Anları
Formal mindfulness illa uzun süreler istemez.
Bu da önemli bir yanlış anlaşılmadır.
Bazen 5 dakika…
Bazen sadece birkaç nefes…
Önemli olan süresi değil,
niyetidir.
Kendinle Randevu
Günün bir anında,
“şimdi kendimle buluşuyorum” demek…
Bu cümle bile
zihnin tonunu değiştirir.
Mekânın Daveti
Bir köşe…
Bir sandalye…
Bir pencere önü…
Aynı mekâna dönmek,
bedene tanıdık bir güven hissi verir.
Bu güven,
farkındalığı derinleştirir.
Ritüel Gibi Ama Yumuşak
Bir mum yakmak…
Bir örtüyü dizlere almak…
Bir fincan sıcak içeceği yanına koymak…
Bunlar sağlık iddiası taşımaz.
Ama bilinçli bir alan açar.
Formal mindfulness,
bu alanın içinde nazikçe yeşerir.
İçsel Sessizlik: Zorlanmadan Açılan Bir Alan
Formal mindfulness’ın amacı,
zihni susturmak değildir.
Sessizlik,
düşüncelerin yokluğu değildir.
Onların arasındaki boşluklardır.
Bu boşluklar fark edildiğinde,
bilinç derinleşir.
Sessizlik kendiliğinden gelir.
Zorlandığında değil,
izin verildiğinde.
Sezgi ile Temas
Formal mindfulness sırasında,
sezgi daha duyulur hâle gelir.
Ama bu bir mesaj alma hâli değildir.
Bir “bilme” hâli hiç değildir.
Daha çok,
ince bir hissediş…
Bedenin verdiği küçük sinyaller…
Duyguların tonundaki değişim…
Kadın sezgisi,
bu alanlarda kendini gösterir.
Formal Mindfulness’ta Yargısızlık
En önemli nokta burasıdır.
Formal mindfulness,
“iyi yapıyor muyum?” sorusuyla çelişir.
Bu soru geldiğinde,
onu da fark etmek yeterlidir.
Yargı fark edildiğinde,
gücünü kaybeder.
Ve farkındalık tekrar yumuşar.
Süreklilik Baskısı Olmadan
Formal mindfulness’ı her gün yapmak zorunda değilsin.
Bunu bir disiplin hâline getirmek gerekmez.
Bazen aralar verilir.
Bazen unutulur.
Bu da sürecin bir parçasıdır.
Mindfulness,
sadakat istemez.
Dürüstlük ister.
Kendine Ayrılmış Sessiz Bir Alan
Formal mindfulness,
hayata bir şey eklemez.
Hayattan bir şey almaz.
Sadece
kendinle arandaki mesafeyi kısaltır.
Bu yazıyı okuduktan sonra,
hemen bir şey yapman gerekmez.
Belki sadece
bir an durursun.
Bir nefes alırsın.
Ve fark edersin:
Zaten buradasın.
Bu fark ediş,
yeterlidir.
Çünkü formal mindfulness,
bir hedef değil…
bir hatırlayıştır.
Ve her hatırlayış,
seni kendine
bir adım daha yaklaştırır.